Türkiye Tenis Federasyonu (TTF) tarafından 4–10 Mayıs 2026 tarihleri arasında düzenlenen ve uluslararası tenis takviminde göz kırpan Istanbul Open, heyecan dolu anlara sahne oldu.
TTF İstanbul Tenis Eğitim Merkezi’nde gerçekleştirilen basın toplantısıyla start alan turnuva, sadece bir spor organizasyonu değil; aynı zamanda İstanbul’u dünya tenis arenasının merkezine taşıyan dev bir vizyonun parçası.
WTA 125 kategorisinde düzenlenen Istanbul Open, Türkiye’de tenisin çıtasını her geçen gün biraz daha yukarı taşımayı hedeflerken, şehrimizin uluslararası spor arenasındaki gücünü de bir kez daha kanıtlıyor.
Türkiye Tenis Federasyonu’nun (TTF) ana sponsoru olan Türkiye İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Suat Sözen, tenisin sadece bir spor dalı olmanın çok ötesinde, korttan hayata uzanan bir gelişim alanı olduğunu vurguluyor. Tenisin bedensel, zihinsel ve sosyal gelişimi doğrudan desteklediğini belirten Sözen, temel hedeflerini şu sözlerle aktarıyor:
"Korttan hayata uzanan bir gelişim alanı olan ve bedensel, zihinsel, sosyal gelişimi destekleyen tenisi; pek çok gencimizle, insanımızla buluşturmayı arzu ediyoruz."
İş Bankası, tenisi ülkenin dört bir yanına yayma hedefini sadece teoride bırakmıyor. TTF ile yapılan iş birliği, ayakları yere basan ve korttaki tüm paydaşlara dokunan üç büyük sac ayağı üzerine kurulu:
Haydi Tenise Projesi: Sağlanan malzeme desteğiyle çok daha fazla çocuğun tenis sporuyla erkenden tanışmasını hedefliyor.
Antrenör Gelişim Programı: Tenisin gizli kahramanları olan antrenörlerin gelişimini ve yetkinliklerini artırmak üzere hayata geçirildi.
Türkiye Tenis Ligi Sponsorluğu: Kortlardaki rekabeti üst seviyeye çıkararak, yetenekli sporcuların milli takıma girmelerine vesile oluyor.
Büyük organizasyonların genç sporcular üzerindeki ilham verici gücüne değinen Suat Sözen, çocukların dünya devlerini izlemesinin önemine dikkat çekti: "Çocuklarımızın böyle organizasyonlar sayesinde televizyonun başında ya da tribünde dünyanın en iyi sporcularını izlemesi, rol modellerle karşılaşması çok değerli."
Türk tenisine damga vuran Çağla Büyükakçay ve Zeynep Sönmez gibi başarılı örneklere de değinen Sözen, spor dünyasına ders niteliğinde bir başarı tanımı yaptı:
"Başarılar yalnızca kazanılan kupalarla değil, açılan yollarla, verilen emekle ve arkadan gelen nesillere bırakılan cesaretle ölçülür."
Geleceğe dair umut dolu bir mesaj veren Suat Sözen, sözlerini Türk tenisi için kurduğu o büyük hayalle noktaladı:
"Asıl arzumuz tenisteki başarı seyrek olduğu için değil, çoğaldığı için manşetleri kaplaması. O günleri göreceğimize inancım tam."
İş Bankası'nın desteği ve genç sporcularımızın azmiyle, kortlardaki başarılarımızın her gün gazete manşetlerini süsleyeceği o günler çok da uzak görünmüyor!
Finalde, Laura Pigossi ve Mariia Kozyreva ikilisi, rakipleri Anastasia Detiuc ve Makoto Ninomiya çiftini nefes kesen bir mücadelenin ardından 6-4, 4-6 ve 10-7’lik setlerle mağlup ederek şampiyonluk kupasına uzandı.