Türk edebiyatının unutulmaz kalemi Sait Faik Abasıyanık’ın anısını yaşatmak amacıyla her yıl düzenlenen Sait Faik Hikâye Armağanı, bu yıl 72. kez sahiplerini buldu. Darüşşafaka Cemiyeti, Türkiye İş Bankası ve Kültür Yayınları iş birliğiyle gerçekleştirilen yarışma, bu sene rekor bir başvuruya sahne oldu.
Edebiyat ve kültür-sanat dünyasının seçkin isimlerini bir araya getiren ödül töreni, İstanbul’un simge mekanlarından Pera Palas Oteli’nin tarihi atmosferinde gerçekleştirildi. Şairler, yazarlar, yayınevi temsilcileri ve akademisyenlerin katıldığı gecede iki değerli yazar ödüllerine kavuştu.
72. Sait Faik Hikâye Armağanı:
Yalın anlatımı, oturmuş dili ve kurduğu duyarlı atmosferde aile içi ilişkilere odaklanan Sardunyalar Güneşe Bayılır (Sel Yayıncılık) kitabıyla Başak Arslan’ın oldu. Arslan’a ödülünü İş Bankası Yönetim Kurulu Başkanı ve Seçici Kurul Üyesi Adnan Bali ile Darüşşafaka Cemiyeti Yönetim Kurulu Başkanı Oğuz Güleç takdim etti.
Doğan Hızlan Özel Ödülü:
Sait Faik Hikâye Armağanı’nın Onursal Jüri Başkanı Doğan Hızlan adına ilk defa geçtiğimiz yıl verilmeye başlanan özel ödülün bu yılki sahibi Vecdi Çıracıoğlu oldu. Yazar, Rumelikavağı’ndaki balıkçıların hikâyesini başarılı ve özgün bir dille anlattığı Maviden-Deniz Güzeldir (Edisyon Kitap) eseriyle ödüle layık görüldü ve ödülünü bizzat Doğan Hızlan’dan aldı.
Törende konuşan İş Bankası Yönetim Kurulu Başkanı ve Seçici Kurul Üyesi Adnan Bali, bu ödülün köklü bir geleneğin parçası olduğunu vurgulayarak Sait Faik’in edebiyatımızdaki yerine değindi:
"Sait Faik, belki de bir çoğumuzun yanından, önünden geçerken fark etmediği insanları, hayattan izleri anlattı."
Konuşmasında kişisel bir anısına da yer veren Bali, okuma sevgisinde çocukken gaz lambası ışığında kitap okuyan annesinin büyük etkisi olduğunu belirtti. Annesinin hatırasını yaşatmak için memleketi İslahiye’de bir cezaevini kütüphaneye dönüştürdüklerini anlatan Bali, bilgelik ve okuma kültürü üzerine şu çarpıcı mesajları verdi:
"İnsana dokunmayan rakamlara dokunamaz. Sayılar birçok şeyi ölçebilir ama anlam üretemez. Anlam ancak insanla, insanın duygularına, düşüncelerine, yüreğine hitap etmekle mümkün olur. Eğer bilgi artarken bilgelik de artsın istiyorsak okumalıyız, çoklu okumalıyız ve daha da önemlisi doğrulanmak için değil yanlışlanmak için okumalıyız."
Yarışmaya olan başvuru artışının edebiyattaki gizli bir devinimin işareti olduğunu söyleyen Bali, bu yıl 70. kuruluş yıl dönümünü kutlayan Kültür Yayınları’nın verilerini paylaştı: 2025’te 2.555 başlık altında tam 16,5 milyon kitap basıldı.Bali, popüler bir algıyı ise şu sözlerle eleştirdi: "‘Türkiye’de kitap okunmuyor’ diye klasik bir algı vardır. ‘Türkiye’de kitap okunmuyor’ diyenler okumuyordur. Çünkü o dünyanın farkında değiller."
Darüşşafaka Cemiyeti Yönetim Kurulu Başkanı Oğuz Güleç, usta yazarın sadece edebiyata değil, yaptığı bağışla Darüşşafaka’da eğitim gören her çocuğun hayatına dokunduğunu hatırlattı:
"Eserlerinin telif gelirleri, yıllar boyunca öğrencilerimizin aydınlık geleceğine katkıda bulundu. 2025 yılı itibarıyla telif hakları serbest kalmasına rağmen, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları’nın önderliğinde pek çok yayınevi, bu mirası yaşatma kararlılığıyla, eserlerden elde edilen geliri Sait Faik’in vasiyetine uygun biçimde Darüşşafaka Cemiyetine aktarmayı sürdürüyor."
Bu yıl yarışmaya 190 öykü kitabının katılarak rekor bir başvuruya ulaşıldığını belirten Güleç, tüm yazarlara teşekkür ederek ödül kazananları kutladı.
Seçici Kurul Onursal Başkanı Doğan Hızlan Sait Faik’in insani yönüne dikkat çekerek, "Sait Faik önce iyi bir yazardır. İyi bir yazar her zaman iyi bir insan olmuyor ama Sait Faik aynı zamanda iyi bir insandı" dedi ve ekledi: "Bunca yayın, bunca kitap arasında bu ödüller bir hatırlatmadır." Hızlan, kendi adının böyle anlamlı bir hatırlatmanın parçası olmasından gurur duyduğunu ifade etti.
"Sait Faik Abasıyanık gibi, ‘her şeyi bir insanı sevmekle’ başlatan bir ustanın izinde, bu kıymetli öykü ödülüne layık görülmek benim için tarifsiz bir gurur. Bu kitabı büyük iddialarla yazmadım. Yazarken çoğu zaman kendimden bile emin değildim; sildim, geri döndüm, bıraktım, yeniden başladım. Şu an hissettiğim şey bir varış duygusundan çok, bir onaylanma sevinci. Sanki doğru yöne gittiğimi fısıldayan bir işaret gibi bana ‘yazmaya devam et’ diyor."
"Sait Faik benim 12 yaşımdan beri elimden tutan amcamdı. Zaman zaman asabi, zaman zaman sevecen ve yalnız amcam, yaşamım boyunca başucumda duran kitaplarıyla her zaman sığındığım bir liman olmuştur. Onu ve eserlerini yaşatmak adına verilen Sait Faik Hikâye Armağanı Doğan Hızlan Özel Ödülü’nü almak benim için büyük bir onurdur."